Tar, telli ve mızraplı (tezeneli) bir çalgıdır. Tarın kelime anlamı sim/tel demektir. Tarda ses, tellerin titreşmesiyle meydana geldiği için bu müzik aleti ses kaynağının adını almıştır.
Tar ile ilgili Türkçeye çevrilmiş tek kitap olan Azerbaycan Tarı adlı kitabın yazarı olan Vagıf Abdülgasimov tar çalgısının kökeni konusunda çok çeşitli görüşler ileri sürüldüğünü ve bu çalgı ile ilgili elde elde edilen en eski yazılı kaynakların 10.yy’a ait olması sebebiyle tar çalgısının tarihinin 10.yy’dan başladığının kabul edildiğini belirtmektedir. Değerli Müzikolog Mahmut Ragıp Gazimihal ise çalgılar üzerine yaptığı araştırmalarda telli çalgıların binlerce yıllık bir geçmişi olduğunu ve çeşitli medeniyetler tarafından kullanılan telli çalgıların zaman içerisinde birbirlerinden mi türediği konusunun cevaplandırılamayacak kadar karmaşık olduğunu ifade etmiştir.
Tar başta Azerbaycan ve İran olmak üzere çeşitli Orta Asya ve Kafkas ülkelerinde, Türkiye’de özellikle Kars, Iğdır ve civarında icra edilen bir halk çalgısıdır. Ülkemizde çalınan tar, çalgının yapısı ve icra şekli bakımından Azerbaycan tarı ile aynıdır.
ar geniş bir coğrafyada istifade edilen çalgılardan biri olmasına rağmen tüm Türkiye’ de tanınması, müzik çevrelerinde icra edilmesi, planlı olarak eğitiminin verilmesi ve yaygın olarak kullanılması 1960’lı yıllardan sonra Prof. Dr. Şenel Önaldı’ nın kişisel girişimi ve çabaları ile olmuştur. Tar eğitimi 1976 yılından itibaren üniversitelere bağlı konservatuvarlar başta olmak üzere çeşitli kurumlarda başlamış ve günümüze kadar gelişerek devam etmiştir. Çoğunlukla Türk halk müziği icralarında kullanılan bir çalgı olan tar günümüzde TRT ve Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı korolarda, çeşitli topluluklarda, farklı müzik türlerinin icralarında önemli bir yere sahiptir
Tar ile ilgili Türkçeye çevrilmiş tek kitap olan Azerbaycan Tarı adlı kitabın yazarı olan Vagıf Abdülgasimov tar çalgısının kökeni konusunda çok çeşitli görüşler ileri sürüldüğünü ve bu çalgı ile ilgili elde elde edilen en eski yazılı kaynakların 10.yy’a ait olması sebebiyle tar çalgısının tarihinin 10.yy’dan başladığının kabul edildiğini belirtmektedir. Değerli Müzikolog Mahmut Ragıp Gazimihal ise çalgılar üzerine yaptığı araştırmalarda telli çalgıların binlerce yıllık bir geçmişi olduğunu ve çeşitli medeniyetler tarafından kullanılan telli çalgıların zaman içerisinde birbirlerinden mi türediği konusunun cevaplandırılamayacak kadar karmaşık olduğunu ifade etmiştir.
Tar başta Azerbaycan ve İran olmak üzere çeşitli Orta Asya ve Kafkas ülkelerinde, Türkiye’de özellikle Kars, Iğdır ve civarında icra edilen bir halk çalgısıdır. Ülkemizde çalınan tar, çalgının yapısı ve icra şekli bakımından Azerbaycan tarı ile aynıdır.
ar geniş bir coğrafyada istifade edilen çalgılardan biri olmasına rağmen tüm Türkiye’ de tanınması, müzik çevrelerinde icra edilmesi, planlı olarak eğitiminin verilmesi ve yaygın olarak kullanılması 1960’lı yıllardan sonra Prof. Dr. Şenel Önaldı’ nın kişisel girişimi ve çabaları ile olmuştur. Tar eğitimi 1976 yılından itibaren üniversitelere bağlı konservatuvarlar başta olmak üzere çeşitli kurumlarda başlamış ve günümüze kadar gelişerek devam etmiştir. Çoğunlukla Türk halk müziği icralarında kullanılan bir çalgı olan tar günümüzde TRT ve Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı korolarda, çeşitli topluluklarda, farklı müzik türlerinin icralarında önemli bir yere sahiptir




















