Kavramın Tanımı
Abes, yapana veya başkasına dünyada ve ahirette maddî ya da manevî hiçbir yarar sağlamayan söz, iş ve davranışları ifade eder. Bu tür fiiller ne açıkça iyi ne de doğrudan kötü olmakla birlikte, sonuçsuz ve amaçsız olmaları sebebiyle İslâm ahlâkı açısından tasvip edilmez.
Kur’ân’da Abes Kavramı
Abes kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de, biri fiil kalıbında olmak üzere iki âyette geçmektedir.
Bir âyette, inkârcıların herhangi bir ihtiyacı karşılamak veya bir yarar sağlamak amacı taşımaksızın yüksek yerlere gösterişli yapılar inşa etmeleri “abes” olarak nitelendirilmiştir (eş-Şu‘arâ 26/128). Bu kullanım, amaçsız ve gösterişe dayalı faaliyetlerin eleştirisini içermektedir.
Diğer âyette ise Allah’ın insanları boş yere (abesen) yaratmadığı, insanların mutlaka O’nun huzuruna döndürülecekleri bildirilmekte; böylece insan hayatının bir anlam ve gayeye sahip olduğu vurgulanmaktadır (el-Mü’minûn 23/115). Bu bağlamda abes kavramı, varoluşun anlamsızlığı iddiasını reddeden teolojik bir çerçeve sunar.
Hadislerde Abes Anlayışı
Hadis literatüründe abes, eğlenmek, zaman öldürmek, bir işle veya bir nesneyle amaçsız ve faydasız biçimde meşgul olmak anlamlarında kullanılmıştır. Hz. Peygamber, namaz esnasında namazın âdâb ve erkânıyla bağdaşmayacak davranışlarda bulunmayı, ayrıca lüzumsuz yere canlıları öldürmeyi abes olarak nitelemiş ve bu tür davranışları kınamıştır.
Bu kullanımda abes, özellikle ibadet bilincini ve ahlâkî sorumluluğu zedeleyen bir tutum olarak değerlendirilmiştir.
İslâm Ahlâkında Fiillerin Tasnifi
İslâm bilginleri insan fiillerini genel olarak üç ana kategoriye ayırmışlardır:
Hasen (iyi): Yapana veya başkasına fayda sağlayan işler
Kabih (kötü): Zarara yol açan işler
Abes: Ne yarar ne de zarar doğuran, sonuçsuz ve amaçsız işler
İnsanların temel görevi hasen olanı yapmak ve kabih olandan kaçınmaktır. Bununla birlikte, açıkça kötü olmasa bile iyi bir sonuç doğurmayan işlerden uzak durmak ve dünya ile ahiret için faydalı faaliyetlere yönelmek, İslâm ahlâkçıları tarafından önemli bir fazilet olarak kabul edilmiştir.
Abes İşlerden Uzak Durmanın Ahlâkî Değeri
Hz. Peygamber’in, boş ve faydasız işlerden uzak durmayı “kişinin dininin güzelliği” olarak nitelemesi (et-Tirmizî, Zühd, 11), abes sayılan fiillerden kaçınmanın yüksek bir ahlâkî seviye göstergesi olduğunu ortaya koymaktadır.
Ayrıca Hz. Peygamber’in sağlık ve boş vaktin değerine dikkat çeken hadisi (Buhârî, Rikâk, 1), İslâm ahlâkçıları tarafından bu bağlamda değerlendirilmiş; kişinin dünya ve ahiret mutluluğuna katkı sağlamayan işlerle meşgul olmasının, Allah’ın insana lütfettiği hayat ve zaman nimetlerinin israfı anlamına geldiği ifade edilmiştir.
Sonuç
Abes kavramı, İslâm düşüncesinde yalnızca “boş iş” anlamına gelmez; aynı zamanda insanın varoluş gayesi, zaman bilinci ve ahlâkî sorumluluğu ile doğrudan ilişkilidir. Bu sebeple İslâm ahlâkı, insanı sadece kötülükten uzak durmaya değil, aynı zamanda anlamlı, faydalı ve hedefli bir hayat sürmeye davet eder.















