Frigya tanrısıdır. Yunan mitolojisi kapsamına girmekle beraber gerçekte Yunanlılara yabancı ve Hitit asıllıdır. Frigyalılar I.ö . XII. yüzyılda Hitit topraklarına yerleşince Hitit’lerin dinsel yapılannı benimsemişlerdi. Çeşitli kazılarda elde edilen Hitit heykellerinde ünlü Frigya tanrıları Kybele, Dionysos ve Attis’in asıllan bulunmuştur. Mitolojik anlatımların çeşitliliğine örnek olarak Attis öyküleri gösterilebilir:
1. Bir anlatıma göre Attis, güzel bir delikanlıymış. Tanrıça Rhea Kpbele ona çılgınca âşık olmuş. Oysa ölümlü bir kızı tanrıçaya tercih ederek onunla evlendiğinden tanrıça düğün günü konuklar araşma kanşarak onlan delirtmiş. Çıldıran Attis dağlara kaçıp kendini öldürmüş. Kanından menekşeler oluşmuş. Tanrıça bu olaydan öylesine bir acı duymuş ki, her yıl kutlanan büyük bir bayramda Korybant'lar’ı onu bulmalan için dağlara gönderirmiş. Onlar da çalgılar çalıp vahşî gürültüler kopararak dağlara çıkıp delikanlıyı ararlarmış.
2. Bir başka anlatıma göre Attis, ölümünden sonra Adonls olarak dirilmiş, ölümü için tutulan yasın ardından yeniden dirilişinin sevinci yer almış.
3. Başka bir anlatımda da evlenmesine engel olan Kybele’ye kızan Attis, kendini hadım etmiş, vicdan azâbına kapılan tanrıça da onu çam ağacı hâline getirmiş.
4. Daha başka bir anlatımda Attis’e âşık olan Agdistis'tir. Frigya kralı Mldas, kızını bu güzel delikanlıya vermek isteyince Agdistis onu delirtmiş. Delikanlı da bir çam ağacının dibinde erkekliğini keserek kendini öldürmüş; Agdistis, onun cesedinin hiç çürümemesi ve sonsuza dek öylece kalması için tanrılar tanrısı Zeus’e yalvarmış ve isteği kabul edilmiş. Cesedi hiç bozulmadan kalmış, saçlan büyür ve parmağı oynarmış.
5. Kimi anlatımlarda da Agdistis bu delikanlının bir çeşit annesidir ve delikanlı da tanrılar tanrısı Zeus’ün bir çeşit torunudur. Zeus, tanrıça Kybele'ye âşık olmuş ve onunla birleşemeyince tohumunu bir taş parçasının üstüne bırakmış. Bu tohumdan Agdistis doğmuş, hem erkek hem kadınmış. Dionysos onu sarhoş edip erkekliğini kesmiş ve toprağa atmış. Bundan da bir bâdem ağacı çıkmış. Bu ağaçta yetişen bir bâdemi Sakarya ırmağının kızı Nana göğsüne almış ve gebe kalıp Attis’i doğurmuş. Bkz. Agdistis, Kybele, Adonis, Dionysos.
1. Bir anlatıma göre Attis, güzel bir delikanlıymış. Tanrıça Rhea Kpbele ona çılgınca âşık olmuş. Oysa ölümlü bir kızı tanrıçaya tercih ederek onunla evlendiğinden tanrıça düğün günü konuklar araşma kanşarak onlan delirtmiş. Çıldıran Attis dağlara kaçıp kendini öldürmüş. Kanından menekşeler oluşmuş. Tanrıça bu olaydan öylesine bir acı duymuş ki, her yıl kutlanan büyük bir bayramda Korybant'lar’ı onu bulmalan için dağlara gönderirmiş. Onlar da çalgılar çalıp vahşî gürültüler kopararak dağlara çıkıp delikanlıyı ararlarmış.
2. Bir başka anlatıma göre Attis, ölümünden sonra Adonls olarak dirilmiş, ölümü için tutulan yasın ardından yeniden dirilişinin sevinci yer almış.
3. Başka bir anlatımda da evlenmesine engel olan Kybele’ye kızan Attis, kendini hadım etmiş, vicdan azâbına kapılan tanrıça da onu çam ağacı hâline getirmiş.
4. Daha başka bir anlatımda Attis’e âşık olan Agdistis'tir. Frigya kralı Mldas, kızını bu güzel delikanlıya vermek isteyince Agdistis onu delirtmiş. Delikanlı da bir çam ağacının dibinde erkekliğini keserek kendini öldürmüş; Agdistis, onun cesedinin hiç çürümemesi ve sonsuza dek öylece kalması için tanrılar tanrısı Zeus’e yalvarmış ve isteği kabul edilmiş. Cesedi hiç bozulmadan kalmış, saçlan büyür ve parmağı oynarmış.
5. Kimi anlatımlarda da Agdistis bu delikanlının bir çeşit annesidir ve delikanlı da tanrılar tanrısı Zeus’ün bir çeşit torunudur. Zeus, tanrıça Kybele'ye âşık olmuş ve onunla birleşemeyince tohumunu bir taş parçasının üstüne bırakmış. Bu tohumdan Agdistis doğmuş, hem erkek hem kadınmış. Dionysos onu sarhoş edip erkekliğini kesmiş ve toprağa atmış. Bundan da bir bâdem ağacı çıkmış. Bu ağaçta yetişen bir bâdemi Sakarya ırmağının kızı Nana göğsüne almış ve gebe kalıp Attis’i doğurmuş. Bkz. Agdistis, Kybele, Adonis, Dionysos.



















