Kentlerde karbon salımının azaltılması için bisiklet kullanımı yaygınlaşmalı

Bisikletliler Derneği Başkanı Suyabatmaz, kalabalık şehirlerdeki çevre sorunlarının önlenmesi için bisiklet kullanımının yaygınlaşması gerektiğini belirterek, "Şehirlerdeki karbon salımının önüne ancak böyle geçilebilir." dedi.

Kentlerde karbon salımının azaltılması için bisiklet kullanımı yaygınlaşmalı
11 Temmuz 2021 - 14:00
isikletliler Derneği Başkanı Murat Suyabatmaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel iklim sorunu ve salgınla birlikte önemi daha fazla anlaşılan yeşil ve düşük karbonlu şehirler için yaygın bisiklet kullanımının temel unsur olduğunu söyledi.

Toplu ulaşıma ve sosyal donatılara entegre bisiklet yollarının yasal zorunluluk olduğunu hatırlatan Suyabatmaz, "Önce toplu konut alanı gibi pilot bölgelerde ve kent içi kısa mesafelerde, ki nüfusun yüzde 50'sini teşkil ediyor, ulaşımın bisikletle yapılması sağlanabilir. İşe, okula, bakkala, berbere, camiye, pazara gitmek gibi rutin ihtiyaçların karşılanması için bisiklet yolları yapılırsa çok daha büyük geri dönüşler olacak." yorumunu yaptı.

Suyabatmaz, bisikletin modern kentlerin temel gerekliliği olduğunu vurgulayarak, "Petrol tüketimi azalacak, sağlıklı yaşam artacak, karbon salımı azalacak ve hava kalitesi artacak. Bisiklet kentin yaşam kalitesini artıracak unsur. Şehirlerdeki karbon salımının önüne ancak böyle geçilebilir. Kent içinde bisiklet kültürü geliştikten sonra da hafta sonları doğaya çıkmak, şehirler arası kullanabilmek gibi adımlar atılmalı. Toplumun bisikletli yaşamı sindirip yaşaması ve sağlıklı olması öncelikli ihtiyaç." şeklinde konuştu.

"İstanbul'da bisikletin yaygınlaşması sanıldığı kadar zor değil"

Murat Suyabatmaz, İstanbul'da bisikleti yaygınlaştırmanın zor olmadığını belirterek, şunları söyledi:

"Doğru kurgulanırsa ara sokaklar, mahalle içleri ya da engebeli yerler sıkıntı olmaktan çıkar. Örneğin, Ataköy bölgesi pilot alan ilan edilip, İDO'ya, metrobüse, metroya, tramvaya bisikletle ulaşılsa oradaki okullarda okuyan öğrenciler bisikletle gidip gelebilir. Birçok öğrenci servis kullanıyor. O bölgede yaşayıp bir şekilde Bakırköy'e ya da yakın çevreye ulaşım sağlayanlar var. Bisikleti teşvik edecek güvenli, doğru bir altyapı kurgularsak günde 10 bin kişinin bisiklete binebileceği bir kapasite var. Aynı şekilde Beylikdüzü veya Kurtköy'deki toplu konut alanları gibi kısa zamanda hızlı sonuç alabileceğimiz birçok yer var. Bunları deneyerek görsek, kazanımlarını üniversiteler aracılığıyla ölçsek, ne kadar hava kirliliği azaldı, hareketlilik arttı, tasarruf sağlandı görülür. 30 yıl önce Beylikdüzü'nde şehir planlanırken bisiklet yolu konmuş, Ataköy'e konmuş mesela ama bugün yok. Zeytinburnu'nda Florya'da yapılabilir. Formülü basit, yasalar da müsait."

Bisikletin yaygınlaşmasında teşviklerin önemine değinen Suyabatmaz, "Avrupa'da bisiklet kullanıcılarına kilometre başına 25 cent gibi işe gidip gelmede teşvik veren ülkeler var. Devlet yeter ki bisiklete binin, karbon salımını azaltacağım diyor. Fiziksel hareketsizlik kaynaklı hastalıkların da azalması için kent içi ulaşımda bisiklet teşvik ediliyor. Şehirlerimiz bundan çok şey kazanacaktır. Aylık sadece 10 bin kişi yakıttan 100 lira tasarruf etse, 1 milyon lira petrole değil iç ekonomiye yansıyacak." ifadelerini kullandı.

"Şirketler, verecekleri eğitimlerle çalışanlarını bisiklete yönlendirebilir"

Suyabatmaz, işe bisikletle gitmenin yöntemlerine değinerek, "Ofise dönüş kararı alan birçok kişi işine artık bisikletle gidebilir. Birincisi toplu ulaşıma entegrasyonunuz varsa, örneğin, metro durağına basit bir bisikletle ulaşın kilitleyin devam edin. İkinci alternatif katlanır bisiklet alırsınız metroya, metrobüse gidebilir her saat binebilirsiniz. Üçüncü alternatif aracınızla gidersiniz bisikleti bagajınıza koyarsınız uygun yerde iner devam edersiniz, özellikle ana arterden servisle gidenler için bu uygulanabilir." dedi.

Şirket ve kurumların çalışanları için bisiklet eğitimleri düzenleyebileceğine değinen Suyabatmaz, "Güvenli ve ileri sürüş teknikleri eğitimleri daha güvenli ulaşımın zeminini oluşturur. Doğru kask, trafikteki riskler, aniden açılacak kapı ya da tekerleğin sıkışabileceği mazgallar, gündüz de olsa bisiklet farı kullanımı, sarı yelek giymenin gerekliliği vb. konularda eğitim vererek işe gidip gelmede bisiklet kullanmanın temel olmasını istiyoruz. Trafikte bisikletçilere özel, yazılı olmayan riskler var. Şirketlere rota önerilerinde bulunabiliriz, hangi alternatiflerle eşleştirme yapılabilir, bunun çözümleri yapılabilir." diye konuştu.

"Avrupa'dan Yeni Zelanda'ya Türkiye'de üretilen bisikletler satılıyor"

Bisikletliler Derneği Başkanı Suyabatmaz, Türkiye'de bisiklet üreten firmaların ihracatını artırdığını belirterek, "Avrupa'dan Yeni Zelanda'ya kadar Türkiye'de üretilen bisikletler satılıyor. Salgında bir ara dünyada bisiklet kıtlığı yaşandı çünkü ciddi talep artışı yaşandı. Bu durumda Türkiye'den hiç mal almamış ülkeler bile bizden bisiklet aldılar. İç pazarda ise aksi yönde düşüş yaşandı." ifadelerini kullandı.

Avrupa'daki büyük üreticilerin 2020 başındaki talebi görerek önceden alımlar yaptığını söyleyen Suyabatmaz, "Bu da Türkiye'de özellikle parça bulmada zorluğa neden oldu. İç piyasada yeni bisiklet üretiminde sıkıntı var. Lastik bulmada da şu an sorun yaşanıyor. Eski bisikleti olanlar da yedek parça bulamayabiliyor. Mağazalarda bisiklet çeşidi şu an çok az, gelen bisiklet hızlı satılıyor dükkanlarda 3'er 5'er bisiklet var." dedi.

Suyabatmaz, kurumların bisikletle hem tasarruf hem de sempati oluşturduğunu vurgulayarak, "Biz dernek olarak gidip talepte bulunduk, bisikletli zabıtalar yapıldı yeni uygulama olarak. Hem yayalaştırılmış alanlarda ciddi sempati oluşturdu hem de yıllık 1,5 milyon lira gibi bir tasarruf oluşturdu kurum bütçesine." değerlendirmesinde bulundu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum